GÜZELLİĞİN KAPISI BİR EFSANE İLE AÇILDI
GÜZELLİK AŞK OLDU
AŞK SAVAŞ
SAVAŞ HİLELİ DEVASA ATLARA DÖNÜŞTÜ
ATLAR GÜZELLİKTEN SAVAŞA GİDEN BİR YOLUN YOLCUSUNA
OYSA KIRLARDA ÖZGÜRCE YELELERİNİ SAVURURDU ATLAR, EN AZ BİR KADIN KADAR GÜZEL
AMA HÜKMETMENİN, SAHİP OLMANIN VE KAN DÖKMENİN SİMGESİ OLDU TRUVA’DA
VE GÜZELLİK UNUTULDU…
TRUVA – SAVAŞIN KAPISI
Elma çoktan yasak meyve ilan edilmişti masaya düştüğünde. Ve tanrıçalar, üzerinde en güzele yazan altın elmayı görünce, sadece kadındılar, en güzel olmak isteyen…
İda dağının çobanı Paris, tanrıçalardan daha güzel Helen için verdi elmayı Afrodite…
Paris in kalbi ne kadar Helen de ise
Menelaos un aklı o kadar Truva’daydı
Ve kadınını alınca Truva’nın oğlu
Sadece beklediği bahaneyi buldu Akha’nın kralı
Tanrılar, canları sıkılmış geziyorlardı Olimpostan İda’ya…
Ve tanrılar savaş istiyorlardı krallarından
Küçüktü insanoğlu, ne kadar zayıftı güzelliğin karşısında…
Bir kadına, bir şehir feda edecekti Paris. Ve kana susamıştı, kılıç tutan elleri kaşınan savaş çığırtkanları...
Karanlık bastığında Ege kıyılarına, çığlıklar dövecekti Truva’nın kalbini
Ateşler arasında feryat eden bin kadının çığlıklarıydı onlar, bir kadının aşkı için kendi aşklarından vazgeçen
Savaşın kapısı açılmıştı ve savaşa âşık olanlar görmek istemediler Hektor’un bilgeliğini…
Kılıcını güvercin yapmıştı Hektor, barıştı gövdesinin adı. Ama tanrılar savaş istiyordu ve küçüktü insan.
Bir elinde tanrısal gücü, bir elinde Briseis’in saçlarını tutan Aşil, sürükleyince Hektor’un cansız bedenini Truva da, pişman oldu Hekabe Paris’i yaşattığına…
Tanrılarsa güldüler tanrıçalarıyla, dağılırken Truva
Taraf tuttular savaş oyununda
Açılınca ardına kadar karanlığın kapısı, oluk oluk kan aktı İda’dan egenin mavi sularına
Yetmedi bu kadar kan ve gider gibi yapıp, barışa el sallarken odissea, tanrıların hediyesini bıraktı Truva’ya
Zaferin sarhoşluğuyla dev aynasına bakan kör Truvalı, açtı tanrıların hediyesine kapısını ve yüzyıllarca anlatılacak hileli hikâyeyi aldı şehrine
Savaşın kapısı bir kez açıldı mı sonsuzdur yolu
Çünkü kötülüğün dostu çoktur
Truva’nın tahta atından şehre yayılan kan, yüzyıllarca anlatılan bir destana dönüşünce, sanatın ilk büyük söz ustası oldu Homeros
Büyük usta Homeros
Savaşın şairi
Bekledi ömrünce açılan savaş kapılarını
Ve güzellikten aşka, aşktan savaşa açılan kapıların sanatını çaldı tanrıçalardan
Söz yazıya döndü.
Yazı resme…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder