Yer: İstanbul Metrosu
Güzergâh: Taksim – Darüşşafaka
Ucundan kıyısından bile olsa girmek istemediğim bir konuya, bu gün metroda yaşadığım bir olay sebebi ile giresim var bu gece. Dedim dur yazma. Ama saat 01.42 içim içimi yedi ve aldım bilgisayarı önüme.
Akşamdan geceye giden saatlerde metro istasyonundayım. Kalkmak üzereydi, aceleyle bindim ve hemen solumdaki boş bir yere oturdum. Sol yanımda 70 yaşlarına yakın bir teyze, sağ yanımda bir amca. Teyzenin de sol yanı boş. Bir durak gittik ve Osmanbey durağında teyzenin soluna torunu olabilecek yaşta genç bir çocuk oturdu.
İşte bu andan itibaren vay benim halime!
Teyze yanındaki oğlancağıza santim değmemek için tribe girdi. Hop benim kucakta. Sıkıntıdan patlarken sonraki durakta sağımdaki amca inince onun yerine kaydım, teyze de benle beraber. Çok sevindi eline erkek değme ihtimalinden kurtulduğu için. Bir de alt takma dişlerini sürekli diliyle bir dışarı bir içeri yapmasa kucak kucağa olayına katlanacağım.
Ama teyzem için kara bir gündü ve boş kalan yanına gene gençten güzel mi güzel bir adam oturuverdi. Teyze bu sefer komada. Korkudan iyice tepeme çıktı. Başladı tövbe etmeye günaha girdim diye. Herkesin inancı kendine ama çocukların tek derdi eve gidip uyumak her hallerinden belli. Etrafları umurunda bile değil. Üstelik bir tanesi elinde din dersi notları ile duruyor.
İçimden dedim teyze biliyor musun istatistiklere göre, benim lezbiyen olma ihtimalim yanındaki delikanlının gerontofili olma oranına göre kat be kat yüksek. Ama sen benim kucağımdasın. Nedir o kadındaki korku anlamadım. Çocuklara bir de ters ters bakışı var ki, eyvahlar olsun. İffetini korumak için var gücüyle mücadele eden teyzeden bir de tuhaf koku yükseliyordu. Sonra ayaklarımın altından kapıya doğru süzülen kırmızı suya baktım. Diğer yolcuların da dikkatini çekti. Teyzem inmek için ayağa kalkınca gördük ki, elindeki beyaz poşette bir kelle, poşet delik, kanlar yerlere akıyor. Korkunun değil ama kokunun sebebi anlaşılmış oldu.
Ne kelleden, ne de teyzemin yaptığı gibi o delikanlılardan korktum. Ama tertemiz yüzlü ve torunu yaşında 2 tane delikanlıya verdiği tepki ile onları seks objesi haline getiren teyzenin yetiştirdiği çocukları düşününce korkmadım değil. Umarım erkek çocukları yoktur…
Kadınla erkeğin en sıradan paylaşımının sapkınlığa, şiddete, zavallılığa dönüşmesinin en büyük sebebi cinsel eğitimin olmayışı. Bilgi sığınılacak en güvenli limandır ve insanı korkulardan arındırır. Erkeklerden korkarak değil, hem kadınları hem erkekleri nasıl daha bilinçli hale getireceğimizi düşünerek ve çözüm bularak yaşayalım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder