7 Aralık 2010 Salı

NİNNİ

“NİNNİ”

Hala çocuğuna ninniler söyleyen anneler için…



19 yaşında genç bir kız. Görüntüleri izlerken ya da haberi okuduğunda içi sızlamayacak kadın yoktur hikâyesine. Eğer kadınlıktan önceye başka şeyler koymadıysa…

İçindeki diğer hayat henüz 8 haftalıktı. Kalbi atıyordu, boyu yaklaşık 15 mm idi, ilk vücut hareketlerini yapabiliyor, hatta kollarını dirsekten bükebiliyordu. Ama onun hayatına son verecek polise direnmesi imkânsızdı. Ağız yapısı da 8. Haftada oluşan yeni hayat, sesini de duyuramazdı. Onun yerine annesi duyurmaya çalıştı sesini. “Vurmayın hamileyim” dedi. Ama polisler onu dinlemediler ve karnındaki bebeğini öldürdüler.

Bebek henüz 15 mm boyunda olduğundan mıdır? Basın manşetlerini çok dikkatlice seçti. Cinayet demediler, öldürdüler demediler. Polis tekmeleriyle bebeğini kaybetti diye yuvarlak laflarla geçiştirdiler haberi. Oysa bu düpedüz cinayetti. Hesabının verilip, verilmeyeceği belli olmayan bir vahşet…

İsmi yoktu henüz onun… Sesi yoktu… Hayata gelmeden, gitti hayattan… Aynı gün başka bir haberde bebeklerin cinsiyeti artık 2. Ayda öğrenilebilecek yazıyordu. Annesi belki de ertesi gün bir kızı ya da bir oğlu olacağını öğrenecek ve sevgilisi ile paylaşacaktı mutluluğunu.

Onun yerine asayişten, halkın güvenliğinden sorumlu, devletten maaşlı polis memurlar bebeğini öldürdüler. Gazetelere haber oldular bu sayede herkes tanıdı 19 yaşındaki küçük anne adayını. Ama çoğunluk pek de itibar etmedi acısına. Çünkü hak etmişti o nikâhsız hamile kaldığı için. Haberlerin altına ve başka sitelerde yapılan yorumlarda okuduk ikiyüzlü insanlığı. Taşıyıcı muamelesi gördüğümüz bebeklerimizin hayatında pek de söz hakkımızın olmadığını… Dünya erkeklerin dünyası olmaya ve kadın çoğunluk bunu sorgusuzca kabullenmeye devam ettikçe bebeklerimize ninni söyleyemeyeceğiz…

Belki de anne olmayı bilmedikleri için erkekler annelik karşısında bu kadar acımasız ve aymaz olabiliyorlar. Belki de bu yüzden bir koca hamile karısını döverek öldürüp, 3. Sayfa haberi olarak çıkıyor karşımıza. Belki baba olmayı da bilmiyorlar. “Baba” aynı devlet gibi, polis gibi, bir otorite ve disiplin merkezi olarak kabul gördüğü için kendilerine hak görüyorlar kadına ve çocuğa şiddeti. Otorite ve disiplinden anladıkları yüzyıllardır dayak olduğu için belki…

Tanrı eğer İbrahim’e değil de anneye verse idi oğlunu kurban etme görevini giriş, gelişme ve sonuç bölümleri kesin çok farklı olurdu hikayenin… Bir kadının ruhunda şekillenirdi belki bayramlar ve babalar da ninni söylemeyi öğrenirlerdi çocuklarına…

“kızım kızım kınalı da kuzum kardan beyazım “ diye başlayan ninni deki kız bebek de, kuzu da hayata kurban edilmezdi o zaman belki…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder